Apple Macbook Air Deneyimim

Herkese Merhabalar,

Bu yazımda Apple MacBook Air deneyimlerimden bahsedeceğim.Yıllardır Windows tabanlı bilgisayarlar kullandım.Çevremde Apple marka bilgisayarlar hatta sadece bilgisayarlar değil telefon,tablet gibi cihazlar kullananları görünce hep şaşırırdım.Apple cihaz niye kullanırlar diye.Aslında bazı yönlerden haklıydımda.Güvenli ama çok sıkı,bir çok bağlantının sadece kendi cihazları arasında yapılabilmesi,mobil cihazlara dışardan direk uygulama indirilmemesi,donanım düşüklüğü,Güncellemelerin bir yerden sonra alınması için üst seviye cihaz alınma şartı vb. durumlar Apple’a karşı bir önyargımın oluşmasına sebep oldu.Yakın zamanda ise bir MacBook air sahibi oldum.Bigisayar Amerikadan alındığı için klavye düzeni Amerikan düzeniydi.

İlk başta bilgisayarı sıfırlamam gerekiyordu.Bir kullancı hatası sonucu bilgisayarın işletim sistemi silinmişti.Ben şimdi nerden Mac OS X bulacağım diye düşünürken fark ettim ki bilgisayarın internete bağlı olması yeterliydi.İnternet üzerinden format atabiliyordunuz.Bu beni gerçekten etkilemişti.Yavaş yavaş kullanmaya başladığımda bilgisayarın aslında o kadar da kötü olmadığını anladım.Bilgisayarın donanımı bu seviyedeki bilgisayarlara göre düşüktü ama bilgisayar iyi bir hızda çalışıyordu hemde çoğu Windows bilgisayardan hızlıydı.Bunun sebebi Apple’ın mobil cihazlarda kullandığı taktikle aynı.Yazılım kaliteli olsun az CPU az RAM tüketsin sistem hızlı çalışsın.Apple’ın bu taktiği gerçekten işe yarar bir taktik.Çünkü donanım maliyetini çok düşürüyor.Aynı zamanda donanımın az olması demek kapladığı alanın az olması demek.Bu da Apple ürünlerindeki inceliğin sırrı.Örneğin şuan hakkında yazı yazdığım MacBook Air’ın en kalın yeri 0.7 cm ki bu değer bir notebook için gerçekten çok iyi bir değer.Donanımın az olmasının bir diğer avantajı ise bilgisayarın ağırlığının çok az olması şöyleki notebook çantası almadığım için bilgisayarımı basit bir poşette taşıyorum ve bazen içinde bilgisayar olduğunu ben bile unutuyorum 🙂

macbook-air-kalinlik
MacBook Air’ın kalınlığı

Az önce klavye konusundan bahsetmiştim.Benim bilgisayarım Amerikan klavyesiydi.Bu klavye bazı kaynaklarda yazılımcı klavyesi diye geçiyor ki bu gerçekten doğru bir tanım.Bilgisayara Sanal Linux kurduğumda bunu daha iyi anladım.Çünkü, karşınızda konsol tabanlı bir program varsa / . , | < > [ ] { } ( ) # gibi sembolleri çok kullanıyorsunuz ve bu klavyede bu semboller elinizin hemen altında oluyor ve size muazzam bir hız kazandırıyor.

macbook-air-klavye-touchpad
MacBook Air’ın Amerikan tip klavyesi ve Tracpad’i

Dizüstü bilgisayar diyince aklımıza hemen gelen konulardan birisi de “pil” konusu ki bu konu gerçektende büyük önem arz ediyor.Mesela bir proje üzerine çalışıyorsunuz,bu bir programlama olabilir,grafik tasarım olabilir hatta proje değil oyun oynuyor da olabilirsiniz bir anda elektrik kesilince emekleriniz boşa gidebilir.Ha şöyle düşünebilirsiniz.Projeyi kaydede kaydede ilerlerim falan ama şuda varki herbir hamlede projeyi kaydetmek gerçekten büyük zaman kaybı olacaktır.Veya bir iş adamısınızdır heran bilgisayarınızı kullanmanız gerekebilir arabanızda vs.İşte bu gibi durumlardan dolayı pil gerçekten önemli dizüstü bilgisayarlarda.Peki MacBook Air’ın pil performansı nasıl? MacBook Pro serisinde performans daha ön planda olduğu için pil ömrü doğal olarak MacBook Air’dan daha düşük.Ama MacBook Air daha çok taşınabilirlik vb. amaçlı yapıldığından pil ömrü de çok fazla.MacBook Air’ın pil ömrü 10 saatten fazla.Net değer vermiyorum çünkü wireless ile internette gezerseniz 12 saate kadar,iTunes ile müzik dinleme 13 saate kadar gibi durumlar var yani yaptığınız işe göre değişir bu durum.Benim şuan kullandığım MacBook Air daha eski olduğu için doğal olarak daha az bir pil ömrü var ama şu seviyede bile gerçekten saatlerce dayanıyor.

Bir diğer bahsetmek istediğim konu ise “Bağlantılar” Birçok notebook’un yanlarında veya arkasında onlarca giriş çıkış vardır. USB portları,ses portları,Ethernet portu vs. MacBook Air’de ise daha az port var hatta bu durum sadece MacBook Air için geçerli değil MacBook Pro hatta ve hatta masaüstü bilgisyar serisi olan iMac ve iMac Pro’larda da geçerli.Peki Apple neden az sayıda porta yer veriyor.Bu ilk başta bir dezavantaj gibi dursada aslında sadelik açısından büyük bir avantaj.Peki sadelik olacak diye ben bilgisayara bir şey bağlayamıycak mıyım diye sorabilirsiniz.Apple bilgisayarlarda Thunderbolt adlı bir port var.Önceleri ağırlıklı olarak Apple cihazlarda görürdük bu portu.Şimdi ise USB 3.1’in çıkmasıyla çoğu yeni nesil cihazda görüyoruz.Thunderbolt seriler halinde çıktı.Thunderbolt 1-2-3 diye.Şuan kullandığım cihaz bildiğim kadarıyla ya 1 ya da 2. seri.Net bilmiyorum çünkü bu bilgisayar bana da başka bir Apple kullanıcısından hediye geldi.Bu onun eski bilgisayarı.Neyse konumuza dönelim.Şuan da ise en güncel Thunderbolt birimi Thunderbolt 3 serisi.Thunderbolt 3 portuna depolama aygıtı bağladığınızda teorik olarak saniyede 40 Gbps hızla aktarım yapıyorsunuz.(bps bit demektir.8 bit bir bytedır.G ise Giga demektir.)Yani saniyede 5 GigaByte aktarım yapabiliyorsunuz.100 dakikalık bir 4K filmi 10 saniyede aktarmak demektir bu.Thunderbolt ile aynı zamanda tek porttan 4 tane 4K veya 2 tene 5K çözünürlüklü monitöre yaıyın yapabilirsiniz.Thunderbolt 3’ün bir diğer faydası ise güç aktarımı.Bu porttan 100 Watt’a kadar güç aktarımı yapabilirsiniz.Apple’ın sitesinde bunun pratikteki karşılığı şu “tek bir kabloyla hem MacBook’u şarj edip hemde ekran veya dock bağlayabilirsiniz.”Aynı zamanda bir adaptör aracılığıyla bir thunderbolt portundan 6 tane thunderbolt portu veya diğer portları elde edebilirsiniz.( USB,Ethernet vb.) İşte bu yüzden olmalı ki Apple yeni MacBook Pro’larında bağlantı olarak sadece 4 adet Thunderbolt 3 portuna yer verdi.Peki Thunderbolt bu kadar iyi bir arabirim ise neden bu zamana kadar yaygın değildi?Çünkü,çok maliyetli.Şöyleki,bu portu başka portlara çeviren orjinal ürünler 200 tlden fazla genellkikle.Tabi buranın altını çizelim orjinal ürünler.Merivenaltı ürünler ucuz olabilir.Ama ne kadar sağlamdır tartışmaya çok gerek yok bence.

Dizüstü bilgisayarların olmazsa olmazlarından biriside Trackpad. Apple diğer bilgisayarlarda alışkın olduğumuz dokunmatik kısım + iki adet tuş tarzından farklı olarak sadece dokunmatik kısmı koymuş.Ama bu dokunmatik kısım fazlasıyla işlevli.Mesela tek parmak tek dokunuş ögeyi seçer.Çift dokunuş ögeyi açar.Çift parmak tek dokunuş ögeye sağ tık yapar.Üç parmak sağa sola kaydırmak sayfalar arası geçiş ve daha bunun gibi birçok özellik.Başta ben bunu nasıl ezberliycem diye düşünebilirsiniz ama aslında hiç zor değil kısa sürede alışıyorsunuz ve gerçekten rahatlığın tadını çıkarıyorsunuz.

Son olarak bahsetmek istediğim bir konu varki bu da MacBook Air’ın şarj cihazı.Şarj cihazı 45 Watt gücünde ama diğer notebook şarj cihazlarına göre gerçekten küçük.Bu da taşınabilirlik konusunda büyük bir avantaj.Aynı zamanda şarj etme süresi de ideal seviyede.

macbook-air-sarj-cihazi
MacBook Air’ın şarj cihazı

Bu yazımı burda noktalamak istiyorum.MacBook Air ile ilgili deneyimlerimi sizlere olabildiğince aktarmaya çalıştım.İşletim sistemi Mac OS X’ten şimdilik pek bahsedemedim çünkü açıkçası ben de yeni yeni çözmeye başladım.Onla da ilgili en kısa zamanda bir yazı paylaşacağım.Takipte kalın 🙂 Sağlıcakla kalın 🙂

Kaynaklar:

Yazar: enesaricioglu

Ben Enes ARICIOĞLU.2000 yılında Erzurum’da doğdum.İlk okulu Özel Güneş Koleji’nde Liseyi Özel Final Koleji’nde okudum.Şuan da üniversite sınavı(YKS) sonuçlarını beklemekteyim.Bilgisayarlar,elektrik ve elektronik,makineler,teknoloji vb. konulara çocukluktan beri ilgi duyuyorum.Kendimi bu alanlarda geliştirmeye çalışıyorum.

1 thought on “Apple Macbook Air Deneyimim

    ErenA

    (27 Haziran 2019 - 20:16)

    Harika bir yazı olmuş tebrikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir